İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında 103. duruşma! ‘Vermeseydik ruhsat alamazdık’

Tanık İlker Aydın ise bir ilaç şirketinde yatırımlardan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, şirketin sahibi Nezih Barut ile Münir Özkök’ün Şişli’deki ortak inşaat projesinde görev aldığını belirtti. Projedeki iki bloğun tamamlanmasının ardından belediyedeki resmi işlemlerin ilerlemesi için 5 milyon dolar talep edildiğini öğrendiğini anlatan Aydın, Nezih Barut’un bu talebi kabul etmediğini söyledi.
Daha sonra Barut’tan projedeki ilk iki blok için 3,5 milyon, üçüncü blok için ise 1,5 milyon dolar ödenmesinin istendiğini kaydeden Aydın, belediye başkanının danışmanı olduğunu söyleyen sanık Altan Ertürk’ün de aynı talebi belediye adına yinelediğini öne sürdü.
Bunun üzerine Barut’un ödemeyi kabul ettiğini ve ortakların şirketten 3,5 milyon dolar karşılığı para çektiğini belirten Aydın, paranın teslim edildiğini duyduğunu ancak teslimata tanık olmadığını ifade etti. Aydın, üçüncü bloğun işlemleri için daha sonra 10 milyon dolar talep edildiğini, sanık Süleyman Atik’in bu tutarı 4 milyon dolara düşürdüğünü, bunun 1 milyon dolarının Nişantaşı’ndaki aydınlatma çalışmaları için, 3 milyon dolarının ise nakit olarak istendiğini anlattı.
Paranın sanık Süleyman Atik tarafından teslim alındığını belirten Aydın, teslimata tanık olmadığını ve paranın kime verildiğini bilmediğini dile getirdi. Bir diğer tanık Metin Karakoç, iddianamede adı geçen bir şirkette çalıştığını, İBB çalışanı harita mühendisi Yakup Öner’in, patronu müşteki sanık Mehmet Torun ile yaptığı görüşmede bağış talebinde bulunduğunu, Torun’un da bu talebi kabul ettiğini anlattı.
Söz konusu bağışın şartlı bağışa çevrildiğini iddia eden Karakoç, taleplerinin belediye meclisinden geçmesinin ardından ödemeyi yaptıklarını belirtti. Tanıklardan İsmail Serdar İplikçioğlu da Bakırköy’deki bir alışveriş merkezinin avukatlığını yaptığını belirterek, iddianamede yer alan bir eyleme ilişkin şunları kaydetti:
“Olay zamanı Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı sanık Ali Rıza Akyüz’ün talepleri olduğu için onunla görüştüm. Ali Rıza Akyüz, 17 yıldır bu alışveriş merkezinin çalıştığını, esnafın kan ağladığını, burada para kazanıldığını, parasını çıkardığını, buranın para vermesi gerektiğini söyledi. Normal koşullarda 5 milyon dolar talep edildiğini ancak bu tutarın bizim için 3 milyon dolara indirildiğini söyledi. Bu bedeli nasıl belirlediğini sorduğumuzda, ‘Biz bir kuruluz, böyle karar verdik. Size de böyle uygun gördük.’ dedi. Biz de bu talebi kabul etmediğimizi söyledik çünkü ödemenin resmi yollarla değil, elden yapılmasını istiyordu. Kurumsal bir yapı olduğumuzu, böyle bir ödemeyi asla yapamayacağımızı kendisine söyledim. Ardından görüşmeden ayrıldım.”
MAHKEME BAŞKANI AYLAN: “GÖNÜLLÜ OLAN BİR HAYIR GİBİ DURMUYOR”
Bir diğer tanık Uğur Kemal Gökbulut da 2020 yılında bir konut projesinin ruhsat işlemleri için görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ı ziyaret ettiklerini, Şahan’ın bu süreçte yardımcısı Engin Polat’ı görevlendirdiğini anlattı.
Gökbulut, “Engin Polat, ruhsat çalışmalarımız sırasında bir hayır işi olduğunu söyledi. Ben Ziya Yılmaz Bey’e ilettim. Ziya Bey de hayır işi olarak gördü ve yanılmıyorsam 5 adet çeki, Engin Polat’ın yönlendirdiği insanlara verdirdi. Biz o insanları, hiçbirini görmedik, tanımıyoruz. Bir hayır projesi için istendiğini söylediler. Ziya Bey de genelde böyle hayır işlerini sever.” ifadelerini kullandı.
“EĞER ONU VERMESEYDİK RUHSAT ALAMAZDIK”
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın “Hayır işi mi? Bir işin karşılığı mı?” sorusuna Gökbulut, “Tabii onu vererek de ruhsat aldık yani. Eğer onu vermeseydik ruhsat alamazdık.” yanıtını verdi. Başkan Aylan’ın “Gönüllü olan bir hayır gibi durmuyor yani.” demesi üzerine Gökbulut, “Evet efendim.” dedi.
Mahkeme Başkanı Aylan’ın “Bir de daha sonra iskana ilişkin bir görüşme vardı galiba.” sözleri üzerine Gökbulut, şunları kaydetti: “Yaklaşık 11 ay önce biz iskan başvurusunu yaptık. Ama bütün projemiz incelendi. Hassas bir incelemeden geçti. Bu süreç sonunda uzun bir süre hiçbir projemizde bir erteleme olmadı. 5 tane bloğumuz var, 4 tane blokta hiçbir eksiğimiz yok, her şey tamam. Biz buraya iskan almayı bekledik, çok sıkıntılı bir süreç yaşadık. Olmuyor. En sonunda Ziya Bey, Emrah Başkan ile görüştükten sonra iskanın verilmesi için Hakan Karademir’e (Şişli Belediye Başkan Yardımcısı) yönlendirdiler. Zaten iskanın son 6 ayında ben sürekli oksijen tüpüyle belediyedeydim çoğu zaman. Hakan Başkan ile yürütmeye çalıştık ama en sonunda da bize bir tane park taahhüdü kağıdı verdiler. Bu kağıttaki şartlar tabii çok ağırdı. Ziya Bey bunu önce imzalamak istemedi. ‘Bunu vermezseniz, bir noktasına bile dokunursanız iskanınızı alamazsınız.’ dedi. Ziya Bey’e gittim, söyledim. Artık çok zor durumdaydık. Ziya Bey de imzalamak zorunda kaldı, iskan alındı.”
Tanık beyanlarının ardından duruşmaya ara verildi.


Yorum gönder