logo  www.egehaberleri.net 
atatürk
  • Özlem Bitiyor; İşte Yaşamak
  • Tarlamdaki Öküzümü Satmıştım
  • Yepyeni bir komedi oyunu “piknik sepeti”
  • Yazılı Kağıtları
  • Özlem Bitiyor; İşte Yaşamak
  • Tarlamdaki Öküzümü Satmıştım
  • Yepyeni bir komedi oyunu “piknik sepeti”
  • Yazılı Kağıtları
Süleyman
TÜRKOĞLU

- Hibe ve Teşvik   Yeni   

23 Mayıs 2018
Rya Tabirleri

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo liberalizm dümeni sonucu Devletçilik ilkesinden vazgeçirildik. Türlü düzenekler ve algılarla adı hibe, teşvik sistemleri topluma yutturuldu. Tarım alanlarında teşvik ve hibe adı altında milyarlarca kaynak yandaşlara verildi. Bununla da yetinilmedi, faizsiz teşvik kredileri verildi.

200 bin ziraat mühendisinin olduğu ülkemizde bütün temel gıda maddelerimizi, ekmeklik buğdayımızı, samanımızı, etimizi küresel çetelerin şirketlerinden ithal ettik. Sanayi alanında kalkınmaya yönelik teşvik ve hibe adı altında milyarlarca dolar para yandaşlara verildi. On binlerce makine, elektrik, elektronik, bilgisayar mühendislerinin olduğu memleketimizde, yerli uçak, yerli tank, yerli silah, yerli otomobil yaparak, Sanayide kalkınacak, çağ atlayacağı yerde, uçağından, motoruna, treninden vagonuna bilgisayarından arabasına kadar küresel çetelerin şirketlerinden satın aldık.

Turizm alanında kalkınmaya yönelik teşvik ve hibe adı altında milyarlarca dolar para yandaşlara verildi. Ülkemizin dünya sıralamasında 1. sınıf tarım arazileri, turizmde kalkınma adı altında otellere, motellere, dinlenme tesislerine, alış veriş merkezlerine peşkeş çekildi. Turist adı altında binlerce yabancı istihbarat ajanları ülkemize akın etti. Ülkemizin mimiğine kadar zenginliklerini, her köşesini işaretlediler, satın aldılar. Turizm okulları çoğaltılarak binlerce gencimiz işsiz olarak okullardan mezun oldular. Yanlış politikalar yüzünden tarım arazilerine yapılan lüks yıldızlı oteller icra satış yoluyla küresel çetelerin eline geçiyor.

Enerji alanında kalkınmaya yönelik teşvik ve hibe adı altında milyarlarca dolar para yandaşlara verildi. Yalan algılarla elektriğe ve enerjiye muhtaç bir ülkeyiz gibi gösterildi. Termik, hidroelektrik, rüzgâr, güneş, doğal gaz, jeotermal enerji üretimi gibi alanlara milyarlarca dolarlık teşvik ve hibe yandaşlara peşkeş çekildi. Sonuçta fazla elektriği toprağa veriyoruz. On binlerce elektrik mühendisi, mühendisler odası yapılan yanlış enerji politikalarının karşısında durmaya çalışırken, Türk milleti duyarsız kaldı. Sonuçta enerjide küresel çetelerin eline teslim edildi.

Hayvancılık alanında et ve hayvancılık üretiminde kalkınmaya yönelik teşvik ve hibe adı altında milyarlarca dolar para yandaşlara verildi. Yem fabrikaları özelleştirme adı altında satıldı, sonra kapatıldı. Yem sektörü küresel çetelerin şirketlerinin eline geçti. Ne idiği belirsiz hastalıklı yemleri istedikleri fiyata satmaya başladılar. Yem karteli ellerine geçti. Yem fiyatlarını yükselttiler. Damızlık, koyun, keçi, dana üretim hâralırını özelleştirme adı altında önce sattılar, sonra da kapattılar. Önce damızlık inekleri koyunları küresel çetelerin şirketlerinden satın aldık, sonrada ülkemizin yiyeceği temel gıda et ve süt ürünlerini de satın almak zorunda kaldık. Teşvik ve hibe adı altında verilen milyarlarca dolar paralar buhar oldu. Et ve ürünlerini üretemedik. Sonuçta, Sırp, Amerikan, Uruguay gibi ülkelerin çiftçilerini çobanlarını ve küresel çeteleri zengin ettik.

Değerli Türk milleti, sizlere hangi sektörü hibe ve teşvik verildiğini saysam sayfalar almaz. Ülkemizi yöneten kişiler, Türk millerini, Türk çiftçisini, Türk tarımcısını, Türk hayvancısını, emekçisini işçisini sanatkârını düşündüklerini sakın sanmayın. Bizleri, gözümüzün içine baka baka kandırdılar, kandırmaya devam ediyorlar. Neo liberalizm, kapitalizm ayaklarıyla uyutuyorlar. Önce algıyla, devletin kamu işletmelerinin zarar ettiği algısı akıllara yapıştırıldı. Sonra özelleştirme ayaklarıyla devlete ve millete ait olan zengin işletmelerimiz elimizden alındı.

Daha sonra, kalkınma adı altında “teşvik, hibe” dümenini yarattılar. Devletçilik ilkesi terk edilerek, küresel sermaye adı altında milletten devlet adına toplanan vergilerden oluşan milyarlarca doları yandaşlara, küresel şirketlere teşvik ve hibe olarak yıllarca dağıttılar. 1980 yılından beri teşvik ve hibe adı altında binlerce yandaş, akraba, eş dost şirketlere trilyon dolarları bulan paralar verilmeseydi, Devletçilik ilkesi altında devlet kendi yatırımını yapsaydı, yüz binlerce fabrika millete iş ve aş olarak dönecekti. Türk milleti fakir ve bitap olarak sefil yaşamayacaktı.

Ey Türk Milleti! Gözünü aç ve uyan, ülkemizin zenginlikleri birlerinin sayesinde küresel Yahudi lobilerinin eline geçiyor, uyan artık derin uykudan. Sor artık, “Kimin parasını kime ve kimlere hibe ve teşvik yoluyla peşkeş çekiyorsun” diye sor artık!

Süleyman Türkoğlu, Araştırmacı Yazar

Hibe ve Teşvik

 

Süleyman TÜRKOĞLU'nun Diğer Yazıları

Tuz Kokmuştur !

Tuz Kokmuştur !

Değerli Türk Milleti, anlatacağım bu olayda AK Parti Genel Başkana, Başbakana ya da partiyi yönetenlere karşı kesinlikle bir suçlama yoktur. Ülkemizin en ücra köşelerinde olan olaylardan hükümeti sorumlu tutamayız. Biz de halk adına çalışan gazeteciler olarak bu gibi toplumsal ahlaksızlıkları ortaya çıkarıp yetkilere ihbarda bulunur halkı bilgilendiririz. 17/25 Aralık 2013 yılında fetöcü terör örgütünün, yargıyı kullanarak [...]

Bir Gecede Yarbaylıktan Paşalığa

Bir Gecede Yarbaylıktan Paşalığa

1914 yılında İttihat ve Terakki yönetimindeki Osman oğulları hanedanlığının plansız, programsız Almanların yanında yer alarak başlattıkları 1. Dünya Savaşı’nda Allahuekber dağlarında bir hafta içinde yok ettiği 90 bin askerin ismidir Sarı kamış. Osmanlı hanedanlığı tarafından bir gecede yarbaylıktan paşalığa terfi ettirilen Harbiye Nazırı (Milli Savunma Bakanı) Enver Paşa, Alman kurmay ve generalleriyle Erzurum’a geldi. Enver Paşa, [...]

Kapatıyoruz! Yoksa Doğuda Ağalık Ölecek

Kapatıyoruz! Yoksa Doğuda Ağalık Ölecek

Türk milli eğitim sisteminin çürütülmesi Aklı iğdiş edilmiş neslin üretilmesi Cumhuriyetimizin kurulmasıyla beraber cehalete başlatılan asıl Kurtuluş Savaşı kesintiye uğramadan devam edebilseydi, ülkemizin durumu nasıl olacaktı? Eğitim sistemimizi eline geçiren küresel çeteler, Fulbırht eğitim kurumu eliyle, 1949 yılından sonra Milli Eğitimimiz değiştirilmeye başlandı. Cumhuriyet döneminde (1923-1949) lise ve ortaokullarda Atatürk’ün yazdırdığı tarih ve coğrafya kitapları inceltildi. İçeriği tamamen [...]

Küresel Müşteri

Küresel Müşteri

Devlet Hastaneleri‘nin vatandaşların elinden alınıp kapatılarak yurttaşlıktan çıkarılıp, yerine Şehir Hastaneleri yaparak küresel müşteri haline getirildiğini belgeleriyle anlattığım bir kitap yazdım. Kitabın ismi düzenek serisinin ikincisi olup Küresel Müşteri koydum. Küresel Müşteri isimli kitabımda, devlet hastanelerini kapatıp yerine şehir hastaneleri adı altında 2002 yılından sonra ülkemizde kurulan şirketler ve yabancı masonik küresel çetelerin şirketlerinin konsorsiyumlarına devredilmesini [...]

Saat kaç?

Saat kaç?

Cumhuriyetin 15. yılı kutlamaları yapılacaktı 29 Ekim 1938’de. 15. yıl Cumhuriyet kutlamalarında Türk milletine anlatacaklarını sevinçle hazırlamıştı, sağlık sorunu nedeniyle katılamadı, Cumhuriyetin 15. yıl kutlamalarını Celal Bayar okudu Gazi’nin yerine. Türk milletinin önüne çıkamadığı için içi buruktu Gazi Paşanın. Sanki geleceği biliyor gibi, “Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Cumhuriyet ilelebet payidar [...]

Özgürlük ve Eşitlik

Özgürlük ve Eşitlik

Ülkemiz fetö terör örgütüyle uğraşıyor görüntüsü var. Cumhuriyeti yıkmak için sinsice çalışan, devlete paralel giden sivil toplum örgütlerinden söz eden yok. Türk milletine hatırlatmak gerekir. Sivil toplum örgütleri adı altında kurulan düşünce kuruluşlarının hazırlamış olduğu 16 Nisan 2017 tarihli anayasa değişiklik oylaması unutturuldu. Anayasa değişikliği halk oylaması, halkın önüne geldiğinde muhalefet partileri ile bağımsız milletvekilleri barolar [...]

 

Süleyman TÜRKOĞLU'nun Yazılarına Yapılan Yorumlar

Sessiz Kelepçe yazısına Hüseyin Bora Çelik tarafından yapılan yorumlar

Aslında bu sadece devlette devam eden bir durum suleyman bey, ben özelde gorev alan bir ogretmen olarak tatil surecinin eski haline getirilmesinden ziyade seminerlerin icinin doldurulmasi ve kendini cok yetistirmeyen ogretmenlerimizin bilinclenmesinden yanayim. Haftada 6 gun gorev alan (hafta sonu kurslariyla beraber) bir egitim ...

Kamu Özel Ortaklığı, PPP yazısına Ekrem Örsoğlu tarafından yapılan yorumlar

Geçirdiğiniz rahatsızlığınızı yazınızdan öğrendim, geçmiş olsun, umarım şimdi iyisinizdir? ...

Devlet Güvencesi yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Harika bir yazı yazmışsınız ellerinize sağlık. ...

 

Sayısal Loto Süper Loto Şans Topu On Numara

 

Özlem Bitiyor; İşte Yaşamak

Bazı insanlar vardır… Onlarla olmaktan mutlu olursunuz. Paylaştığınız her şeyin anlamı vardır. Nerede olursanız olun, aklınıza geldiklerinde yüzünüzü bir gülümseme kaplar. Ve keşke yanımda olsaydı dersiniz. Öyle bir özlemdir ki, bu, onun yerini kimse dolduramaz. O dosttur, o candır, o sevdadır, o gözyaşıdır, o kahkahadır. O özlemdir, O bir tanedir. Bir gün, şu veya bu nedenden [...]

Tarlamdaki Öküzümü Satmıştım

Orta öğretimden mezun olmuştuk; Erzurum Nenehatun Kız Öğretmen Okulu’na yatılı girebilmek adına, ilk adım olarak kendi ilimizde yazılı sınavına girmiş ve kazanmıştık. İkinci adım, sözlü sınava girmek için Erzurum yolcusu olmuştuk. Yorucu bir otobüs yolculuğu sonucunda, ikindi saatlerine doğru şehre varmıştık. İlk hareketimiz, otellerin birine yerleşmek olmuştu. Bir gecelik konaklamadan sonra, sabahın erken saatlerinde hazırlanarak heyecanlı bir şekilde, [...]

Yepyeni bir komedi oyunu “piknik sepeti”

Kültür seviyeleri birbirlerinden farklı iki ailenin bir piknikte yollarının kesişmesinin eğlenceli hikayesi sizi çok güldürecek. 2013’ten bu yana sahneye koyduğu komedi oyunlarıyla tiyatro severlerin büyük beğenisini kazanan Ahmet Çevik Tiyatrosu, 2019-2020 Sezonunda “Piknik Sepeti” adlı komedi oyununu sahneye taşıyor. Piknik Sepeti adlı oyunu Deniz Nida Şener kaleme aldı, Ahmet Çevik’in rejisiyle sahneye koyuldu. Oyuncu kadrosunda tiyatro ve [...]

Yazılı Kağıtları

Çocukluk günlerimden birine götürmek istiyorum. Çocuksu, duygularımızla her şeyi bildiğimizi sanacak kadar saf olduğumuz günlere… İlkokul bitmiş ortaokula başlamıştık. Tek öğretmenli, hayatımızdan çok öğretmenli günlerimize geçmiştik. Her öğretmen ayrı karakter taşıyordu ve biz onların anladığı dilden hareket etmeliydik… Biz öyle düşünüyorduk desem daha doğru olacak sanırım. Matematik öğretmenimiz, ‘B’ şubesini yazılı yapmış “sınıfta iyi not alan olmamış” haberini almıştık. [...]

Teşekkürler

Güzel güneşli bir yaz günlerinin sabahına uyanmıştım. Üzerimdeki yorganı hafifçe üzerimden kaydırarak gece boyu tüm bedenimi koruma altına alarak, vücudumu koruyarak hizmet verdiğinden dolayı teşekkürlerimi sunmuştum. Sağ omuzumdan kayarak ayaklarımı yere basmıştım. Sol omuzumdan geriye bakarak, beni gece boyu üzerinde taşıyan yatağıma, karyolaya, yastıklara nevresim takımına da teşekkürlerim olmuştu. Ayağıma geçirdiğim terliklere, benim ağırlığımı taşıyacaklarından dolayı, peşinen teşekkür [...]

Bir tuhaflık vardı !

Altı katlı apartmanın dördüncü katından pencerenin perdesini kenara çekip düzgünce kenara yerleştirdim. Pürüzsüz gökyüzünü seyretmenin, aralanan pencereden gelen temiz havayı içime çekmenin keyfini yaşıyordum. Kapımın zili çaldı, “Allah Allah, bu saatte de kimseyi beklemiyordum, dış kapı görevlisi de haber vermedi; kim geldi, acaba?” diyerek kapıya yöneldim, merakla kapıyı açtım. Karşı komşumun kızı, bütün sevimliliğiyle, neredeyse, [...]

 

Eser Ürküt, Köşe Yazarı, Yazarkafe Yazarı, Ekrem Örsoğlu, Zeus Ekrem, Karavancı Zeus, Akyaka Tarzanı, Köşe Yazıları, Alierenin Dünyası, alierenay.com, Alieren Ürküt, fıkra deposu, şiir bul, rüyamda, rüya tabirleri, rüya yorumla, yazarkafe yazarı, fikradeposu.net, fikradeposu.com, aşk şiirleri, moda, tasarım, teknoloji, mizah, sağlık, haber, genel konular, genel kültür, yeşilyurt, makaleler, zeustan haber var