logo  www.egehaberleri.net 
atatürk
  • Uğur Böcekli Ayakkabılarım
  • Erenay; Renklerle Hayalimdeki Dünya
  • Güzüme Takılanlar 3
  • Gözüme Takılanlar 2
  • Uğur Böcekli Ayakkabılarım
  • Erenay; Renklerle Hayalimdeki Dünya
  • Güzüme Takılanlar 3
  • Gözüme Takılanlar 2
Melahat E. TEKEŞİN
melahattekesin@gmail.com

- Uğur Böcekli Ayakkabılarım   Yeni   

17 Şubat 2019
Rya Tabirleri

Bayram hazırlıklarına başlanmış, bir hafta öncesinden heyecanı bizi almıştı. Koca koca kazanlarda sodalı sular kaynatılıyor, uzun saplı bakır tavalarla, kazandan alınan sular, duvarlara hızlıca çarpıtılarak kış boyunca is bağlayan tahta duvarlar yıkanıyordu. Bir kısım sular tahtaya sinen kirlerini beraberinde alarak aşağıya süzülürken belli bir bölümü de buharlaşarak ahşap kokusuyla birlikte etrafa yayılıyordu.

Evimizin en geniş bölümüydü mutfağımız, bütün odaların kapısı, bu çok amaçlı kullandığımız bölüme açılırdı. Yakın akrabalar, eş, dost burada ağırlanırdı. Uzun kış gecelerinde yanan kuzinenin etrafında toplanan, aile büyükleri konuklarımızla, kuzineden yayılan sıcaklıkla ısındıkça sohbetlerini koyulaştırırlardı.

Biz çocuklar da zevkle, onları dinlerdik.  Çok resmi saydığımız konuklarımızı da, evimizin hayat, şimdiki salon dediğimiz bölümünde ağırlanırdı. Kuzinenin içinde ekmeklerimiz, üstünde de kazanlarla yemeklerimiz pişerdi. Haliyle ahşap duvarlar koyu bir görüntüye bürünürlerdi. Bayram demek temizlik demekti, kirli duvarlarla misafir ağırlamak olmazdı. Evde ne var ne yok, sıkı bir temizlikten geçmeliydi. Evin içi de etrafı da, “Ben, bayramı karşılamaya hazırım” demeliydiler.

Adettendi, bayramlarda aile gelir durumuna göre, çocuklara, mutlaka yeni alınan kıyafetler giydirilir, yeni ayakkabılar alınır, çocuklar bayramı öyle karşılarlardı. Kıyafetler, aile bütçesini fazlaca sarsmazdı. Çiçekli basma kumaşlar alınır, annelerimizin becerilerine göre zevklerini konuştururlardı. Ayakkabılara sıra gelince, aile bütçesini sarsabilirdi. Bu nedenle aile bireylerinden hangisi aciliyet kazanırsa ona öncelik tanınırdı.

Sanırım bayrama daha bir haftamız vardı. Babam, sabah evden çıkarken hiçbir açıklama getirmeden, çıplak ayaklarımı kağıdın üzerine bastırarak ayak şeklimi çizmişti. Gün boyu, bunu düşünerek geçirmiştim: Herhalde ayakkabı alacak düşüncesi beni heyecanlandırıyor, ardından da, ya almazsa diyerek hayallerime gem vuruyordum. Herhalde babam da gereksiz heyecan vermek istememiş açıklama getirmemişti. “Verilen sözler çok önemlidir, söz ağızdan çıktı mı mutlaka yapılmalı” derdi.

Hava kararmaya yüz tutarken de koltuğunun altında mukavvadan ayakkabı kutusuyla görünmüştü. Her zamanki gibi üç kere öksürmüş, “geliyorum haberiniz olsun” sinyalini vermişti. Ayağa kalkmış, karşılamayı ilk ben yapmış, elindeki poşetini almıştım. Hafif tebessüm ederek: “İçindeki ayakkabılar senin, bu bayram, yeni ayakkabı alma sırası sendeydi” dedi. Kalbim heyecandan yerinden çıkacakmış gibiydi, çarçabuk kutuyu açmak istedim.

Annem: “Akşama kadar tozda toprakta oynuyorsun; elini, yüzünü, ayaklarını iyice yıka da kurulandıktan sonra, ayakkabıları öyle deneyeceksin” dedi.

Çarçabuk banyoya koşmuş neredeyse ışık hızıyla hazır hale gelmiştim. Kutunun kapağını açınca hayallerimin, hatta hayal edemediklerimin ayakkabıları, kutunun içinde keyifle yatıyorlardı. Kırmızı deri üzerinde, kırmızı benekli, sarı uğur böcekleri yerleştirilmişti. Ayak bileğimi kavrayacak olan kayışlar, yandan tokaya kilitlenecek, ayak bileklerimi kavrayacaklardı.

Aceleyle ayaklarıma giydim, aile meclisi tepemde daire oluşturmuştu. Aile bireylerinden birine alınan yeni bir giysi, her bireyi sevince boğardı. İki ablam, ağabeyim sevinçlerini dile getiriyorlardı. Kardeşim de her şeyden bihaber bahçede koşup duruyordu.

Annem:

Nasıl oldu, ayak parmakların ucuna değdi mi” dedi.

Hemen ayak parmaklarımı küçültür gibi kıvırarak geriye çektim.

Hayır, değmiyor çok iyi oldu” dedim.

Babam ayrı, annem ayrı inceleme yaptılar:

Tam oldu” dediler.

O gece, ayakkabılarla birlikte yattım.

Ertesi sabah, kahvaltımızı yaptık, babam işe giderken durakladı:

Dur bakayım, şu ayakkabıları bir daha giy de iyice olup olmadığına karar verelim

Çaresiz, içeriden gece koynuma koyup yattığım ayakkabıları getirdim. Yeniden giydim. “Ayaklarına tam oldu, bunları seneye de giyeceksin; bir numara daha büyüklerine değiştireyim, mallar yeni gelmişti her numarası dükkanda vardı” dedi. Boynum büküldü, oyuncağı elinden alınmış çocukların ruh haliyle, kabullenmek zorunda kaldım. O gün akşam olmak bilmedi; ne oynadığım oyunlardan haz alıyor, ne de yediğim yiyeceklerin tadına varıyordum.

Günün akşamında, hava yeniden kararmaya yüz tutmuşken babam yeniden yolun ucunda göründü. Bir önceki işlemleri tekrarlayarak ayakkabı kutusunun kapağını açtım. Gördüğüm manzara karşısında hayallerim yıkılmıştı:

O da neydi, kırmızı ayakkabı üzerindeki sarı uğur böceklerinin kırmızı benekleri nereye gitmişlerdi?

Kapkara bir çift ayakkabı duruyordu!

Bunlar, da aynı kalitede deri ayakkabılar, onlardan kalmamış her numarası bitmişti” dedi babam.

İçimdeki üzüntümü göstermemek adına başımı eğerek ayakkabılarımı giydim, parmaklarım ucuna değmemiş, hayli de boşluk kalmıştı.

Öyle ya, seneye de giyecektim, belki yağan yağmurlar bacaklarımdan süzülerek içlerine dolacaklardı, belki de bol gelen ayakkabılarım, yürüdükçe topuklarımı kanatacaklardı. Bunların hiçbiri umurumda değildi. Sarı uğur böcekli kırmızı ayakkabılarım siyaha dönüşmüşler sevinçlerimi de alıp gitmişlerdi.

Küçücük ilçemizde topu topu, iki tane ayakkabıcı dükkanı vardı; her önlerinden geçişimde vitrin camına başımı dayar, uğur böcekli ayakkabılarımı arayıp dururdum.

Saygılarımla, Melahat Erten Tekeşin.

Uğur Böcekli Ayakkabılarım

 

Melahat Erten TEKEŞİN'in diğer yazıları

Güzüme Takılanlar 3

Güzüme Takılanlar 3

Yeni yerler keşfetmek beni heyecanlandırıyor. Bir ay öncesi, ailece karar verildi; parkı çok meşhur olan bölgeye gidildi. Yapraklar kışa yakalanmamaya direniyor gibiler; hala, kırmızı ve turuncunun tonlarını muhafazada başarılılar. Park alabildiğine büyük, ucu bucağı görünmeyen cinsten ama tam ortasından, doğa koşullarını kirletmeden, beton olaylarına girilmeden, taşıtların geçmesine izin verilmiş. Burası, bir hayvan cenneti gibi. Bir ara, geyik sürülerine rastladık; inanılmaz [...]

Gözüme Takılanlar 2

Gözüme Takılanlar 2

Kızım, iş nedeniyle başka bir ülkeye yerleşti; Yeni hayatına alışıncaya kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. Torunlarımı okul servislerine verdikten sonra, sokak sokak dolaşıyorum. Nasıl bir şehir, derseniz de anlatmak isterim: Mesela, ben Rize’nin Fındıklı ilçesinde doğdum. Alın elinize devasa bir ütüyü, ütüleyin dağlarını tepelerini, aynı eğitim kültürüyle insanlarını, bitki örtüsüyle, havasıyla, yağmuruyla, alın size, kardeş bir [...]

Gözüme Takılanlar 1

Gözüme Takılanlar 1

Huyumdur, farklılıklar hemen gözüme takılır. Ülkelerin birinden memleketime dönüyordum. Kilometrelerce havadaydık, yerlerimize oturmuş kemerlerimizi bağlamıştık. Uçak seyahatlerinde, koridor koltuklarını tercih ederim; ikram yapan çocuklarla bire bir göz göze gelmeyi, candan teşekkür etmeyi severim. Bu kez de orta bölümün koridor kenarını tercih etmiştim. Sağ koluma denk düşen koridorun başında biri oturuyor, ilgi çok yüksek. Dikkatimi çekti, yan gözle incelemeye [...]

Sevginin Gücü

Sevginin Gücü

Sevgili anne babalar; Hafta sonları bizim çocukları size gönderiyoruz. Bayrak sizde… Tüm gününüzü, çocuklarımızla; sevgiyle, saygıyla, bilgiyle, görgüyle, kültürle neşeyle geçirmenizi dilerim. Benim için gerçek okul aile birliği budur. Ekibin bir parçası olduğumuz, eğitime kafa yorduğumuz, hepimiz birer eğitim gönüllüsü olduğumuzda çok daha hızlı yol alacağız. Pazartesi günü eğitim bayrağını, çocukların çantalarından geri almak dileğiyle… Öğretmen Ziya Selçuk Sayın Milli Eğitim Bakanımızın İnstagram [...]

İçimdeki Burukluk

İçimdeki Burukluk

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin eteklerinden tutmuş arkalarına saklanan çocuklardınız. Bakıyorum da çekingen ve ürkek çocuklar gitmiş, kendinizden emin, güven dolu bakışlarınızla, emeklerimin karşılığı olarak duruyorsunuz karşımda. Ayrılık, ne benim kararım, ne de sizin tercihinizdir. Eğitim yoluna birlikte çıkmıştık; her yolun, bir başlangıcı, bir de sonu vardır. Önemli [...]

Kimsesizin kimseleri

Kimsesizin kimseleri

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, sessiz sedasız, ansızın ve de kimsesiz gitmeni, içime sindiremiyorum. İşin ucunda maddi olan hiçbir şeyi kabul etmezdin; biliyorum da, içimdeki vefa borcumu ödememden hoşnut olursun umarım… Emekli olmuştum ve yeni bir uğraş, arayışı içine girmiştim. Bana bir [...]

 

Melahat Erten TEKEŞİN'in Yazılarına Yapılan Yorumlar

Uğur Böcekli Ayakkabılarım yazısına Alparslan Alemdar tarafından yapılan yorumlar

Güzel yazılmış hoş bir anı. Hatırladıkça insan o günleri yeniden yaşıyor. ...

Güzüme Takılanlar 3 yazısına S. Eryılmaz tarafından yapılan yorumlar

Çok sıcak gülümseten bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Akıcı bir dille yazılmış. ...

Gözüme Takılanlar 1 yazısına burhan tarafından yapılan yorumlar

Ağzınıza sağlık yengem görevini yapan bir kızımızı onore etmeniz bile asaletinizin bir göstergesi.. ...

Gözüme Takılanlar 1 yazısına Sülin tarafından yapılan yorumlar

Harika çok doğal çok samimi içinden geldiği gibi ... ...

 

Sayısal Loto Süper Loto Şans Topu On Numara

 

Uğur Böcekli Ayakkabılarım

Bayram hazırlıklarına başlanmış, bir hafta öncesinden heyecanı bizi almıştı. Koca koca kazanlarda sodalı sular kaynatılıyor, uzun saplı bakır tavalarla, kazandan alınan sular, duvarlara hızlıca çarpıtılarak kış boyunca is bağlayan tahta duvarlar yıkanıyordu. Bir kısım sular tahtaya sinen kirlerini beraberinde alarak aşağıya süzülürken belli bir bölümü de buharlaşarak ahşap kokusuyla birlikte etrafa yayılıyordu. Evimizin en geniş bölümüydü mutfağımız, [...]

Erenay; Renklerle Hayalimdeki Dünya

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan 23 ilde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim gören öğrenciler arasında “Renklerle Hayalimdeki Dünya” temalı resim yarışması düzenlendi. Siirt’te düzenlenen okullar arası resim yarışmasında Erenay Ürküt il birincisi seçildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen “Renklerle Hayalimizdeki Dünya” temalı resim yarışmasında birinci seçilen Mehmetçik İlkokulu 1. sınıf [...]

Güzüme Takılanlar 3

Yeni yerler keşfetmek beni heyecanlandırıyor. Bir ay öncesi, ailece karar verildi; parkı çok meşhur olan bölgeye gidildi. Yapraklar kışa yakalanmamaya direniyor gibiler; hala, kırmızı ve turuncunun tonlarını muhafazada başarılılar. Park alabildiğine büyük, ucu bucağı görünmeyen cinsten ama tam ortasından, doğa koşullarını kirletmeden, beton olaylarına girilmeden, taşıtların geçmesine izin verilmiş. Burası, bir hayvan cenneti gibi. Bir ara, geyik sürülerine rastladık; inanılmaz [...]

Gözüme Takılanlar 2

Kızım, iş nedeniyle başka bir ülkeye yerleşti; Yeni hayatına alışıncaya kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. Torunlarımı okul servislerine verdikten sonra, sokak sokak dolaşıyorum. Nasıl bir şehir, derseniz de anlatmak isterim: Mesela, ben Rize’nin Fındıklı ilçesinde doğdum. Alın elinize devasa bir ütüyü, ütüleyin dağlarını tepelerini, aynı eğitim kültürüyle insanlarını, bitki örtüsüyle, havasıyla, yağmuruyla, alın size, kardeş bir [...]

Gözüme Takılanlar 1

Huyumdur, farklılıklar hemen gözüme takılır. Ülkelerin birinden memleketime dönüyordum. Kilometrelerce havadaydık, yerlerimize oturmuş kemerlerimizi bağlamıştık. Uçak seyahatlerinde, koridor koltuklarını tercih ederim; ikram yapan çocuklarla bire bir göz göze gelmeyi, candan teşekkür etmeyi severim. Bu kez de orta bölümün koridor kenarını tercih etmiştim. Sağ koluma denk düşen koridorun başında biri oturuyor, ilgi çok yüksek. Dikkatimi çekti, yan gözle incelemeye [...]

Bir Ömrü Sanata Adadım

Habib Gerez… Ressam, şair ve yazardır. 1926 yılında İstanbul’da doğmuştur.  Altmış beş yıldan beri çalışmalarını resim ve şiir alanlarında sürdürmektedir. Yurtdışında olmak üzere yüz kırk iki kişisel sergi açmıştır. Resim ve şiir dallarında altmış üç ödül almıştır. Yapıtları : Fransa’da Arsanal Müzesi ile Troyes Güzel Sanatlar Müzesi’nde Belçika’da Herstal Müzesi’nde İsrail’de Jewish Art ile Ben Ari Müzelerinde ABD’de Jubah Magnes Müzesi’nde Türkiye’de Selçuk Yaşar Müzesi ile [...]

Etkili Anne ve Baba Eğitimine Dair 2

Çocukların benlik imajı üzerinde yıkıcı etkisi olabilir. Onlara kötü, değersiz olduklarını ve sevilmediklerini hissettirebilir. 9. Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak Çocuğa, ebeveyninin onun neden böyle davrandığını ve amacının ne olduğunu bildiğini iletir. 10. Güven vermek, duygularını paylaşmak, teselli etmek, desteklemek Ebeveynlerin sandığı gibi yararlı değildir. Çocuğa canı bir şeye sıkılmışken güven vermekle onu anlamadığınızı göstermiş olursunuz. 11. Araştırmak, kuşkulanmak, sorgulamak Sorular sormak, çocuğa güveninizin olmadığını iletir. 12. Sözünden dönmek, [...]

 

Melehat Erten Tekeşin, Sezen Aksu, Eser Ürküt, Köşe Yazarı, Yazarkafe Yazarı, Ekrem Örsoğlu, söz yazarı, Zeus Ekrem, Karavancı Zeus, Akyaka Tarzanı, Köşe Yazıları, Alierenin Dünyası, alieren.eu, Alieren Ürküt, şiir bul, rüyamda, rüya tabirleri, rüya yorumla, yazarkafe yazarı, fikradeposu.net, fikradeposu.com, aşk şiirleri, moda, tasarım, teknoloji, mizah, sağlık, haber, genel konular, genel kültür, yeşilyurt, makaleler,