logo
atatürk
  • Seni Seviyorum !
  • Yarınsız Yaşamak
  • Yüzyılın Ajanı Çiçero
  • Sen özgür müsün?
  • Seni Seviyorum !
  • Yarınsız Yaşamak
  • Yüzyılın Ajanı Çiçero
  • Sen özgür müsün?
Ekrem ÖRSOĞLU
zeus@egehaberleri.net

- Yarınsız Yaşamak   Yeni   

05 Nisan 2020
Rya Tabirleri

Her yerde bir telaş, bir korku, sokaklar ağır ağır boşalırken dükkânların kepenkleri birer birer kapanıyor. İşin farkına varanlar aylarca öncesinden telaşı yakalamış zaten, hazırlıkları son safhada, neyin telaşı neyin hazırlığıydı bu?


Elimizden hiç eksik etmediğimiz o vazgeçilmez haberleşme araçlarımızdan üretebildiklerimizi paylaşıp, henüz adını dahi öğrenemediğimiz o minicik virüsten korku dağları yaratıyoruz. Hikâyeler almış başını gidiyor, komplo teorileri üreten üretene, masallar hikâyeler hangisine istersen ona inan. Mesleğinin zirvesinde bir profesörümüz, dünyayı titreten bu virüsü yaşamaya çalışan minicik bir canlıya benzetip, “O da doğada yaşayan her canlı gibi, yaşam mücadelesi veriyor” diyerek olayı en doğal halinde sunuyor.

Peki, neydi bu soğuk algınlığından ölümcül salgına ulaşan küresel kâbus, Corona virüs ailesinden Covit 19 isimli genelde memeli hayvanlarda bulunan ancak insanlara da bulaşabilen bir virüs, alt solunum yollarına verdiği tahribatla ölümcül olduğu gibi kolayca bulaşabiliyor. Bu virüsün herhangi bir aşısı henüz bulunmamış, koruma önlemlerinden en önemlisi de izole olmak, bana çok tanıdığım birisini hatırlatıyor bu virüs ama her doğru her yerde söylenmez derler ya, bende kalsın.

Nihayet Corona virüs ailesinin muteber üyesi Covit 19 Mart ayı başında ülkemize giriş yaptı, bir yıl öncesinden bu muteberin ülkemizi ziyaret edeceği bilindiği halde diğer ülkeler gibi maalesef misafirimizi layığıyla ağırlamakta geciktik. Sonradan gelen telaş, alınan önlemler derken, vatandaşımız Covit 19 ile tanıştı.

Bilim kurulu önlemler uyarısıyla 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız sokağa çıkması yasaklandı, yani ev hapsi. Olayın farkındalığında gönüllü karantina günleri başladı. Ben ve benim gibi şimdilerde de 68 78 kuşağı diye adlandırılan bizim kuşak için evde mahpusluk o kadar da zor değildi, 12 Eylül darbesini canlı canlı yaşamış bu kuşak için evde olmak, Hilton’da hapis gibi gelir, bir de günlük ekleyebiliriz.

17 18’li yaşlarımda tanıdım soğuk ranza demirlerini, sobası tüten dördüncü koğuşuyla bitleri hiç eksilmeyen Ulucanlar cezaevini. Işıklar içinde kal Yılmaz abi, Doğan abi, kalemin gücünü, kâğıda yürekten dökülen damlaların harfe dönüşmesiyle tanımıştım. Kısa sürmüştü mahpusluk günleri, sokaklar caddeler gene bizdeydi, 1977 yılı Taksim meydanında bir pankartın ucundan tutmak, alabildiğine “yarınlar bizim” diye bağırmakla, hain kurşunla yere düşenlere ağlamak da vardı o günlerimizde.

12 Eylül sabahında kapının önünde dikilen Mehmetçiğin gür sesiyle eve döndürülmüştük, sonra yakılan kitaplar, gecenin bir yarısında sıcak yatağımızdan kaldırılıp götürülüşümüz, hiç mahpusluk bitti diyemedik, kulağımız hep kapıda oldu, işte geldiler alacaklar bizi, bir Reno’nun tekerlek izlerinde kaybolur muyuz korkusu hep içimizdeydi. Bazen Emniyet müdürlüğü 1 Şubeye götürülmeye bile sevinirdik, “ya dal grubunda ifademiz alınırsa” diye hep korkuyla yaşadık. O korkuların içerisinde bile cesaretle direnmeyi bildik. Biz o günleri hep yarınsız yaşadık, yarınlarımız hep umudumuz oldu, o günlerde öğrendik biz yarınsız yaşamayı, şimdi dünya yarınsız yaşamayı öğreniyor.

Biz kapandık evlere gönüllü karantina, zaten yarınlarımız hiç olmadı, bir umut türküsüyle geldik bu günlere ama şimdi 20 yaş altı evlatlarımız da eve kapanacaksa en azından onlar bilsin hayallerinin ötesinde yaşayacaklarını, onların mavi masmavi gökyüzünü karartmayın, verin umutlarını, güvenle baksınlar yarınlara, en azından umut da kalmasın gözleri.

Hani o günler var ya o günler, 6. Filoyu kıble yapıp secde serdiğiniz, O köy enstitülerini kapattığınız, Kızıldere’de vurulan gençlerimiz, darağacına yolladığınız fidanlarımız, Maraş’ta, Çorum‘da boy gösterip, Sivas’ta insanları otele doldurup, yaktığınız o günler. O günler de bizim yarınlara baktığımız yerden baksaydınız, İnsandan Bilimden yana olabilseydiniz, bu günler de olmazdı belki. Biz mavi gökyüzünün kıymetini iyi bilenlerden olduk, ama hiç o mavi gökyüzüne kavuşamadık, o yüzdendir çocuklarımızın adını hep mavi renkli koymamız, biz hep mahpuslarda olsak da, çocuklarımızı hep maviliklerde düşledik.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız.

Vatandaş Ekrem Örsoğlu

Yarınsız Yaşamak

 

Ekrem ÖRSOĞLU'nun Diğer Yazıları

Biraz Saygı !

Biraz Saygı !

Bir süredir kalemimden damıttıklarımı sizlerle paylaşamadım, biraz da yüreğimin gerisinde yaşadıklarımıza gözyaşlarımı tutamamamdan olsa gerek, Milletçe derin üzüntüler içerisine gark edilmişken, boğazımıza dizilen cümleleri dahi sarf edemediğimiz hallerde, kalemimden damıtmanın zorluğu diyelim. Kim bilir belki de korkmuşumdur, hani sabahın bir saatinde kapımız çalınır hadi bakalım toparlan, [...]

Ah Şu Algılar!

Ah Şu Algılar!

Algılarla her şeyin normal gibi gösterilmesine öylesine alıştırıldık ki, neyin doğru neyin yalan olduğunu anlayamaz hale getirildik. Bir çok şey algılarla yönlendirilmeye, algılarla değerlendirilmeye başlandığını görür olduk. Algı öylesine etkileyici hale geldi ki, yeterli olan iyi operasyonlara imza atabilmeye kalmış, ya gerçekler.           Tarih 22 Ocak 2020 saat 22:22 Kuşadası’nda bulunan evimde bir [...]

Ateist Bunlar!

Ateist Bunlar!

Ötekileştirmenin ötesinde aşağılamaya hatta hakarete varan bir haykırış, “Ateist Bunlar” öylesine sıradan söylenmiş bir itham değil, bilerek amaçlı kullanılan bir haykırış. Bu haykırışa belki gülüp geçeriz, belki de bilgisizliğiyle bağdaştırır umursamayız ama bu haykırış güzel ülkemin başına seçimle gelmiş bir kişinin dudaklarından dökülüyorsa, ister istemez bir şaşkınlığın içerisinde kalabiliyorsunuz. Kişinin, bulunduğu makamın tarafsız saygınlığına bakmaksızın, [...]

İmansız Çinliler!

İmansız Çinliler!

Tüm Türk medyası çalkalanıyor, partili Cumhurbaşkanımız kürsüden seslenirken, ana haberlere başköşe olmuş; “Bir rüya gerçek oluyor, beklenen gün geldi, ilk yerli otomobilimiz artık hazır” hayretler içerisinde izliyorum, ilk yerli otomobil için Gebze’de yapılan törende kimler yok ki, devlet erkânının yanı sıra tüm saray bağlantılı kuruluşlar tam takım orada. Vaatler arka arkaya sıralanırken, Cumhurbaşkanımız yerli [...]

Daldan Dala

Daldan Dala

İstesek de istemesek de kendimizi öyle bir yaşamın içerisinde bulduk ki, artık günlük yaşananların takibinde bile zorlanır olduk. Sabah kahvaltı haberlerinde akşam olanların hayretini kafamızdan atamadan öğlen haberlerinde sürpriz yeni gelişmelerde kendimizi buluyor, birkaç kişinin çizdiği yolda yürür olduk. Öylesine alıştırıldık ki, canımızın yanacağı, acısını yüreğimizde hissedeceğimiz olayları dahi dizi rahatlığında izliyor, her şeyi o [...]

Anıtkabir’e nasıl girdiler?

Anıtkabir’e nasıl girdiler?

Mustafa Kemal ATATÜRK, o yaşanılmış bir tarihtir. Öylesine bir tarihtir ki, inkârı silinmesi yok edilmesi veya yok sayılması mümkün olmayan, her harfi emsalsiz mücevher taşla yazılmış bir tarihtir. Şair Mutlu Çelik Cevaben Şiiri 4. kıtasında iki satırı aklıma gelir “Esir iken mümkün müdür ibadet, yatıp kalkıp Atatürk’e dua et” öylesine şükran dolu iki cümle ki, [...]

 

Ekrem ÖRSOĞLU'nun Yazılarına Yapılan Yorumlar

Yarınsız Yaşamak yazısına Ilker tarafından yapılan yorumlar

Saygılarımla Ekrem abi. Güncel, toplumla alakalı bilgilendirici yazılarınızı hem facebookta ayreten bu siteden fırsat buldukça takip ediyorum. iyi günler dilerim ...

Biraz Saygı ! yazısına Serap Başel tarafından yapılan yorumlar

Gerçekler gerçekler, gerçekleri gizlemek hep işleri oldu bakalım nereye kadar. ...

Ateist Bunlar! yazısına Özcan Şengül tarafından yapılan yorumlar

Bilimsel çalışmalar dar kalıplar içinde yapılamaz, eğer hür iradeniz birileri ve bazı imamçlar tarafından dar kalıplara sokuluyorsa ülke olarak her zaman gerilerden gitmek zorunda kalırsınız. Güzel bir yazı tebrik ederim. ...

Daldan Dala yazısına Özcan Şengül tarafından yapılan yorumlar

Kimin MV.olacagi parti liderinin karar verdiği bir sistemde hiçbir MV. özgür iradesi ile MV. yapamaz, parti lideri MV. kişiliğini iğdiş ediyor, kişiliksiz örneğini bu yazıda bahse konu olan prof.mv. çok iyi bir örnek olmuş. ...

 

Sayısal Loto Süper Loto Şans Topu On Numara

 

  Kuşadası Haberleri
 

Husumetlilerine kurşun yağdırdı: 1 ölü, 1 yaralı

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde, Hasan E., park halinde bulunan otomobildeki husumetlileri İsmail Zan (31) ile amca oğlu Gökhan Zan'a kurşun yağdırdı.

Kuşadası'nda ev yangını

Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki bir evde çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Aydın'da otomobile silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, bir otomobile yapılan silahlı saldırıda iki kardeşten biri öldü diğeri ağır yaralandı.

Davutlar'da silahlı saldırı, aynı aileden 1 kişi öldü, ...

Davutlar'da silahlı saldırı, aynı aileden 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı Aydın'ın Kuşadası ilçesi Davutlar Mahallesi'nde aynı aileden iki kişi silahlı saldırıya uğradı.

 

 

Seni Seviyorum !

Sevgiyi bilmeyene, sevgiyi anlatıyorum… Sevmek, insanın içinde var olan en eşsiz, en özel, en güzel duygudur. Kanatlarının ruhundaki izidir sevmek… Bu yüzden sevmek, sevebilmek bir insanın iç dünyasının Allah tarafından verilmiş en önemli hazinesidir. Gerçekten sevebiliyor muyuz?   Bunu şöyle anlatmak istiyorum, Bastırılmış duyguların altında saklı, gün yüzüne çıkmayan gizli sevgi. Bu sevgilerin en önemli özelliği çocuklukta yaşadığı bastırılmış [...]

Yarınsız Yaşamak

Her yerde bir telaş, bir korku, sokaklar ağır ağır boşalırken dükkânların kepenkleri birer birer kapanıyor. İşin farkına varanlar aylarca öncesinden telaşı yakalamış zaten, hazırlıkları son safhada, neyin telaşı neyin hazırlığıydı bu? Elimizden hiç eksik etmediğimiz o vazgeçilmez haberleşme araçlarımızdan üretebildiklerimizi paylaşıp, henüz adını dahi öğrenemediğimiz o minicik virüsten korku dağları yaratıyoruz. Hikâyeler almış başını gidiyor, komplo [...]

Yüzyılın Ajanı Çiçero

Ajanlık kavramının, ülkemizde en bilinen dünyanın en meşhuru, kitaplara, filmlere konu olan Çiçero, yani İlyas Bazna’yı yakından tanıyalım. Çiçero; “Herkes hata işleyebilir, yalnız ahmaklar hatalarında ısrar eder” sözü ile iletişim ve kişisel gelişimin en bilinen yaklaşımına neredeyse öncülük eden, “İnsan kendisini kaybetmeden kendisini bulamaz” sözüyle bize tasavvuf felsefesini anımsatan, Başı kesilerek idamı yapılan, kellesi farklı noktalarda meydanlarda halka teşhir [...]

Sen özgür müsün?

Özgürlüğün herkesçe bir tanımı vardır, herkesin özgürlük anlayışı farklıdır. Kimine göre esaretten kurtuluş, kimine göre sağlık, kimine göre aşk, kimine göre yalnızlık, kimine göre ayakta kalmak, kimine göre her şeyi tek başına halletmektir. Bir annenin bebeğini kucağına almasıdır özgürlük, sancılar içinde kıvranan bedeninin, acısını ruhunun her yerinde, vücudunun her zerresinde hissettiği ağrıların sonunda selamlamasıdır bebeğini özgürlük. İstediği [...]

 

Eser Ürküt, Köşe Yazarı, Yazarkafe Yazarı, Ekrem Örsoğlu, Zeus Ekrem, Karavancı Zeus, Akyaka Tarzanı, Köşe Yazıları, Alierenin Dünyası, alierenay.com, Alieren Ürküt, fıkra deposu, şiir bul, rüyamda, rüya tabirleri, rüya yorumla, yazarkafe yazarı, fikradeposu.net, fikradeposu.com, aşk şiirleri, moda, tasarım, teknoloji, mizah, sağlık, haber, genel konular, genel kültür, yeşilyurt, makaleler, zeustan haber var