logo  www.egehaberleri.net 
atatürk
  • Yazılı Kağıtları
  • Teşekkürler
  • Bir tuhaflık vardı !
  • Anneler Günü Kutlu Olsun..
  • Yazılı Kağıtları
  • Teşekkürler
  • Bir tuhaflık vardı !
  • Anneler Günü Kutlu Olsun..
H.Bora ÇELİK
hboracelik@gmail.com

- Hocalı Soykırımı’nda Azerbaycan’da neler yaşandı?   Yeni   

26 Şubat 2019
Rya Tabirleri

Bir ırkın, bir etnik grubun sistemli bir şekilde yok edilmesini ifade eden soykırım (genodde) kavramı, pratik doğurguları nedeniyle çeşitli polemik ve tartışmaların odak noktasında yer almaktadır.

Soykırım kavramı, Nazi Almanyası’nın Yahudilere karşı yürüttüğü yok etme kampanyalarına duyulan tepkinin somut bir ifadesi olarak, 1948 tarihinde Rapheal Lemkin‘in önerisi üzerine Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile hukuksal bir çerçevede tanımlanmıştır. Sözleşmenin ikinci maddesinde soykırımın kapsamı, “ulusal, ırksal, etnik ve dini bir gruba mensup kişileri, sırf o gruba mensup oldukları için yok etme niyetiyle yapılan eylemler” olarak belirlenmiştir. Türkiye de bu sözleşmeye 1950 yılında taraf olmuştur.

Soykırımdan söz edebilmek için, bir dış gruba ya da parya gruba tam bir insan gözüyle bakılmaması, ayrıca büyük çaplı ve kişisel olmayan katliamları yönetecek, merkezi bir bürokratik otoritenin var olması gerekir. Kavramın içeriği konusunda çeşitli platformlardaki tartışmalar, halen canlılığını korumaktadır.

Genelde Soykırım dendiği zaman Nazilerin, Yahudilere ve diğer etnik gruplara karşı giriştikleri kitlesel kıyım akla gelir. İkinci Dünya Savaşı‘nda 1939-1945 yılları arasında 5-6 milyon Yahudi, 3 milyondan fazla Sovyet savaş tutsağı, birer milyondan fazla Polonya ve Yugoslavya sivil halkı, 200.000 civarında Çingene ve 70.000 özürlü insanın canına kıyılmıştır.

Bunlara ilave olarak, Birleşmiş Milletler‘in önleyici yönde sözleşmesi olmasına rağmen, modern çağda da sayısız soykırım olayı görülmüştür. Örneğin, bizzat olayın kahramanı 2 emekli Fransız generalin Le Monde’da yayınlanan itiraflarına göre; Fransızlar 1954-1962 yılında meydana gelen olaylar sonucunda Cezayir’de en az 1 milyon Cezayirliyi katletmiş, 1965-1966 yıllarında Endonezya ordusu bir milyon komünisti ve ailelerini öldürmüş, 1975-1979 yılları arasında Kamboçya’da Kızıl Kmerler 1.7 milyon Kamboçyalı’yı katletmiş, 1994’de Ruanda’da 500.000 Tutsi, Hutular tarafından öldürülmüş ve nihayet 1991’den sonra Bosna-Hersek ile Kosova’da binlerce Müslüman Sırpların vahşetine maruz kalmıştır.

Akademik bilgiler ışığında yakın tarihimizde komşumuz ve kardeşimiz Azerbaycan’da da farklı milletlerde yaşananların benzerleri yaşanmış, yine en büyük zararı masum halk görmüştü, ve insanlığın tarihine bir kara leke olarak eklenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ne de bilhassa yıllarca soykırım iddiasıyla toprak kazanımı ve siyasi baskı yaratmaya çalışan Ermenistan (Emperyal güçlerin desteğiyle de) hileyle ayakta kalmayı bir görev bilmiş olup siz değerli dostlarıma bundan tam 25 yıl öncesinde yaşananları, edindiğim kaynaklar ışığında anlatmayı görev bildim. Bilhassa örnek almanızı rica eder. Huzurun ve sağlığın hüküm sürdüğü bir dünya dilerim.

25 yıl önceki Hocalı Katliamı nedir, Azerbaycan’da neler yaşandı?

Takvimler 26 Şubat 1992’yi gösteriyordu. Daha sonradan Hocalı Katliamı diye anılacak olan ve tarihe kara bir leke olarak düşecek olan olay tam da o gün yaşandı. Katliamın üzerinden yıllar geçti fakat unutulmadı. Hocalı Katliamı’nın yıl dönümünde, tüm öldürülenler tekrar hatırlanıyor. Peki, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında 25 yıl önce bugün neler yaşandı?

1988’de başlayan Azerbaycan ve Ermeni halkı arasındaki Karabağ Savaşı devam ediyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti‘nin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askerî hedef niteliği taşıyordu.

Azerbaycan resmî kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 Şubatı 26 Şubat’a bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışını kapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı. Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir.

Hocalı Katliamı vahşetini yaşayan Ermeni gazeteci Daud Kheriyan, o gün yaşananları böyle aktarıyor:

Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabası’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu

Eski Asala eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı’ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan’ın olümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother’s Road) başlığıyla ABD’de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı şöyle tasvir ediliyor:

Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni savaşçısı, Hocalı’nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudaki açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağ’ın doğusuna ulaşmış ve Azeri kenti Ağdam‘a doğru inmeye başlamışlar. Buradaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada Onlar sürekli ateş ediyorlardı diye konuşmuştu. Arabo’nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkararak bıçaklamaya başlamışlar

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katlimı’nı Dağlık Karabağ Savaşı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak niteledi. Azerbaycan Parlamentosu katliamın soykırım olduğunu ilan etti. İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü de sivil ölümlerden Karabağ Ermeni güçlerinin doğrudan sorumlu olduğunu belirtti.

Kabil’in torunları insanlığın üzerinden ellerini ne zaman çekecek? Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni.

Hocalı Soykırımı’nda Azerbaycan’da neler yaşandı?

 

Hüseyin Bora ÇELİK'in Diğer Yazıları

Etkili Anne ve Baba Eğitimine Dair 2

Etkili Anne ve Baba Eğitimine Dair 2

Çocukların benlik imajı üzerinde yıkıcı etkisi olabilir. Onlara kötü, değersiz olduklarını ve sevilmediklerini hissettirebilir. 9. Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak Çocuğa, ebeveyninin onun neden böyle davrandığını ve amacının ne olduğunu bildiğini iletir. 10. Güven vermek, duygularını paylaşmak, teselli etmek, desteklemek Ebeveynlerin sandığı gibi yararlı değildir. Çocuğa canı bir şeye sıkılmışken güven vermekle onu anlamadığınızı göstermiş olursunuz. 11. Araştırmak, kuşkulanmak, sorgulamak Sorular sormak, çocuğa güveninizin olmadığını iletir. 12. Sözünden dönmek, [...]

Etkili Anne ve Baba Eğitimi kitabına dair 1

Etkili Anne ve Baba Eğitimi kitabına dair 1

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru denebilecek bir yöntem yok sanırım. Ancak kişiye en uygun yöntemden bahsedilebilir. Bu da ancak o kişi “işte budur” dediğinde olur. Tabi sonrasında uygulanıp uygulanamayacağı da başka bir bilinç gerektiriyor. Bu kitap bana bir başka açıdan bakmam gerektiğini gösterdi. Uygulayabilir miyim [...]

Aydınlık yarınlar için rehberimiz; Bilgi ve Bilim

Aydınlık yarınlar için rehberimiz; Bilgi ve Bilim

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almaktan geçiyor” Kundaktan itibaren eğitim öğretimin ışığıyla yetişmiş bir birey olarak birçok tecrübe edindim sevgili dostlarım. Bunların en başında önüme sunulan her bilgiye inanmamam ve mutlaka objektif bir yöntemle araştırma tekniklerini kullanarak yazılı ve yazısız kaynaklara ulaştıktan sonra bilgiyi sınıflandırmam gerektiği öğretildi [...]

Sanatı öğretimle buluşturan devrim, Bienal

Sanatı öğretimle buluşturan devrim, Bienal

Sanata ve sanatçıya değer veren dostlarım, geçtiğimiz hafta Özel Bahçeşehir Okulları‘nın iki yılda bir düzenlemiş olduğu ve bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği bienal etkinliğindeydim. Başta eğitime aşık ve yenilik önderi kıymetli hocamız Enver Yücel’in yönetiminde Türkiye’nin dört bir yanından İstanbul’a getirilip sergilenen birbirinden kıymetli sanat eserlerini gördüğümde gençlerimizle bir kez daha gurur duydum. Öğretmenlerimizin önderliğinde ve öğrencilerimizin [...]

 

Hüseyin Bora ÇELİK'in Yazılarına Yapılan Yorumlar

Biri, Soy Ağacı mı dedi? yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Soluksuz okudum çok güzel bir yazı emeğinize kaleminize sağlık ...

Teknoloji ve insanlığın durumu-1 yazısına gulet kiralama tarafından yapılan yorumlar

Gerçekten sonuna kadar size katıldığım ve büyük bir ilgiyle okuduğum bu yazınızı çok beğendim..Teknoloji günümüzün vazgeçilmezi oldu artık ama ben yinede eskiyi özleyenlerdenim sanırım...Daha mı güzeldik ne eskiden...Merakla bekliycem diğer yazılarınızı... ...

Halk, Balık Hafızalı mı? yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Hocam fırsat buldukça yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Tam duygularımızı tercüme edecek yazılar yazıyorsunuz size sonsuz teşekkürler. ...

En güzel hatıralarımız ölümsüzleşiyor yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Harika bir sohbet olmuş Sayın Çelik size teşekkür ediyoruz. ...

 

Sayısal Loto Süper Loto Şans Topu On Numara

 

 

Yazılı Kağıtları

Çocukluk günlerimden birine götürmek istiyorum. Çocuksu, duygularımızla her şeyi bildiğimizi sanacak kadar saf olduğumuz günlere… İlkokul bitmiş ortaokula başlamıştık. Tek öğretmenli, hayatımızdan çok öğretmenli günlerimize geçmiştik. Her öğretmen ayrı karakter taşıyordu ve biz onların anladığı dilden hareket etmeliydik… Biz öyle düşünüyorduk desem daha doğru olacak sanırım. Matematik öğretmenimiz, ‘B’ şubesini yazılı yapmış “sınıfta iyi not alan olmamış” haberini almıştık. [...]

Teşekkürler

Güzel güneşli bir yaz günlerinin sabahına uyanmıştım. Üzerimdeki yorganı hafifçe üzerimden kaydırarak gece boyu tüm bedenimi koruma altına alarak, vücudumu koruyarak hizmet verdiğinden dolayı teşekkürlerimi sunmuştum. Sağ omuzumdan kayarak ayaklarımı yere basmıştım. Sol omuzumdan geriye bakarak, beni gece boyu üzerinde taşıyan yatağıma, karyolaya, yastıklara nevresim takımına da teşekkürlerim olmuştu. Ayağıma geçirdiğim terliklere, benim ağırlığımı taşıyacaklarından dolayı, peşinen teşekkür [...]

Bir tuhaflık vardı !

Altı katlı apartmanın dördüncü katından pencerenin perdesini kenara çekip düzgünce kenara yerleştirdim. Pürüzsüz gökyüzünü seyretmenin, aralanan pencereden gelen temiz havayı içime çekmenin keyfini yaşıyordum. Kapımın zili çaldı, “Allah Allah, bu saatte de kimseyi beklemiyordum, dış kapı görevlisi de haber vermedi; kim geldi, acaba?” diyerek kapıya yöneldim, merakla kapıyı açtım. Karşı komşumun kızı, bütün sevimliliğiyle, neredeyse, [...]

Anneler Günü Kutlu Olsun..

Anneler Günü, anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla tüm dünyada farklı zamanlarda kutlanan özel gün.Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. Zamanla başka ülkelere de yayıldı. Annelere armağan edilen bu özel gün Türkiye’de 1955 yılından bu yana kutlanmaktadır. Türkiye’de Mayıs ayının 2. Pazar günü Anneler Günü [...]

Katia Kiracı ve Hazzopulo Pasajı

Ne zaman Beyoğlu’na gitsem, sokaklarında, binalarında, pasajlarında geçmişi ararım. Bir Pasaj vardır ki… Çehresi değişmiş olsa da,  en sevdiğim pasajdır. HAZZOPULO PASAJI 1871 Yılında dönemin ünlü bankerlerinden Rum asıllı Haccopulo tarafından yaptırılmıştır. Eskiden pasajda genellikle terzi malzemeleri, aksesuarları, yurtdışından gelen moda kitapları gibi şeyler satılırdı. Pasaja giriş yolunun iki tarafında, büyük olmayan dükkanlar sıralanırdı. Dükkanların bitiminde, küçük, güzel bir meydan sizi karşılardı. [...]

Siirt’te, Omuzda Taşınan Şemsiye Projesi

Siirt’te Sancaklar Ortaokulu öğrencileri tarafından 4006 Tübitak Bilim Fuarı düzenlendi. Fuarda öğrenciler tarafından hazırlanan projeler tanıtıldı. Öğrencilere teknolojiyi sevdirmek adına çalışmaların olduğunu belirten İl Milli Eğitim Müdürü İsa Güneş, Tübitak yarışmaları kapsamında öğrencilerinin birbirinden güzel projelere imza attıklarını dile getirdi. Güneş, “Bu projelere katılan öğrencilerle onlara rehberlik yapan okul yönetici ve öğretmenleri kutluyorum. Geleceğimizin nesilleri olan [...]

1 Mayıs nedir, neden Kutlanır?

1 Mayıs 19. yüzyılın ikinci yarısında sekiz saatlik iş günü mücadelesi içinde doğdu, daha sonra uluslararası planda işçilerin dayanışma günü, emeğin bayramı olarak kutlandı. 1 Mayıs vahşi kapitalizme karşı daha insanca çalışma ve yaşama talebinin, sosyal adalet mücadelesinin ve dayanışmanın simgesi oldu. Zaman zaman içeriğinden uzak yaklaşımlarla, devlet törenleriyle de kutlandığı oldu. Çalışanların sorunların daha [...]

 

Hüseyin Bora Çelik, Eser Ürküt, Köşe Yazarı, Yazarkafe Yazarı, Ekrem Örsoğlu, Zeus Ekrem, Karavancı Zeus, Akyaka Tarzanı, Köşe Yazıları, Alierenin Dünyası, alierenay.com, Alieren Ürküt, fıkra deposu, şiir bul, rüyamda, rüya tabirleri, rüya yorumla, yazarkafe yazarı, fikradeposu.net, fikradeposu.com, aşk şiirleri, moda, tasarım, teknoloji, mizah, sağlık, haber, genel konular, genel kültür, yeşilyurt, makaleler, zeustan haber var